Kısır çiftlerin yüzde 30’undan erkek sorumlu! Tütün kullanımı sperm kalitesini düşürüyor

İnfertilite yani halk dilinde kısırlık, cinsel yönden aktif bir çiftin 1 yıl korunmasız düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik elde edememesi durumu olarak tanımlanıyor. Çiftlerin yüzde 15’inde ilk 1 yıl içinde bu durum görülebiliyor. Kısırlık; kadına, erkeğe veya her ikisine bağlı sebepler ile ortaya çıkabiliyor. Ancak erkek bireylerde görülen kısırlıkta çoğu zaman utanma ve çekinme duygularından dolayı tanı-tedavi süreçleri gecikiyor ve bebek sahibi olma şansı azalabiliyor. Sağlık sorunlarının bir parçası olan kısırlık geç kalınmadan tedavi edildiği takdirde başarılı sonuçlar elde ediliyor. Op. Dr. Birgi Ercili, erkek kısırlığı hakkında en çok merak edilenleri paylaştı. 

‘Erkek kısırlığı olup doğal yolla gebe kalan kadın var mıdır?’ sorusu infertil eşlere sahip olan kadınların en çok merak edip araştırdığı soruların başında yer alır. Bunun cevabı bu durumda hamile kalınmasının mümkün olduğu şeklindedir. Ancak erkeğin sağlıklı olduğu çiftlere göre, erkek kısırlığı olan bir bireyin eşinin gebe kalma olasılığı düşüktür. Ayrıca infertil erkeğin sperm kalitesinde de bozukluklar olacağı için oluşan gebelik sağlıklı ilerlemeyebilir veya düşükle sonuçlanabilir. Op. Dr. Birgi Ercili

Erkek faktörüne bağlı kısırlık durumlarında tüp bebek tedavisinin uygulanabileceğini söyleyen Op. Dr. Birgi Ercili, “Doğal yollarla gebelik oluşmadıysa, sperm sayısı 5 milyon/ml’den az ise, azospermi (menide sperm hücresi görülmemesi) veya sperm kanallarında tıkanıklık varsa bazı yöntemler ile testisten sperm toplanarak tüp bebek uygulanması önerilebilir” dedi. 

TEDAVİ SÜRECİ ERTELENMEMELİ

“İnfertilite yani kısır çiftlerin yüzde 30’unda erkek faktörü sorumludur” diyen Op. Dr. Birgi Ercili, “Aynı zamanda erkek infertilitesinin yüzde 30’unun sebebi bilinmiyor. Bunun dışında en sık görülen sebepler; varikosel (yumurtalık etrafındaki toplardamarların genişlemesi), inmemiş testis, azospermi (menide hiç sperm olmaması), geçirilen testis iltihapları (orşit-epididimit), sperm kanallarında tıkanıklık olması, kemoterapi-radyoterapi almış olmak veya hormonal bozuklukların olması durumunda gözlemleniyor” diye konuştu.

BELİRTİ VERMİYOR

Erkek infertilitesinin genelde herhangi bir belirtisinin bulunmadığına değinen Op. Dr. Birgi Ercili, “Tanı aşamasında yapılacak ilk ve önemli test spermiyogram (semen analizi) olarak adlandırılan spermlerin sayısına, hareketine, yapısına bakılan testtir. Muayenede hormonal bozukluğu düşündürecek kıllanmada azalma, meme büyümesi gibi durumlar araştırılır. Mutlaka testis muayenesi yapılmalıdır. Testis boyutlarında küçülme, varikosel gibi durumlar böylece anlaşılabilir. Semen analizi olmazsa olmaz testtir. Ayrıca hormonal testler ve azospermi varlığında genetik testler istenebilmektedir” bilgilerini paylaştı.

Kısırlık, psikolojik olarak bireylerin çok fazla olumsuz etkilendiği kendini yetersiz hissettiği bir süreç olarak gözükebilir. Ortaya çıkan toplum baskısı veya yoğun duygularla evlat sahibi olma isteği ve kişinin hemen istediği sonuca varamaması özgüven kaybına yol açabilir. Ancak burada atılabilecek en sağlıklı ilk adım, olumlu düşünerek çekinmeden tedavi sürecinin başlatılması ve aksatılmamasıdır. Bu tür durumlarda toplumda sık sık yapılan hataların başında ise kişilerin kulaktan duyma bilgiler ile kendi başına denediği tedavi olabileceğini düşündüğü bazı durumlar yer alır. Op. Dr. Birgi Ercili

Op. Dr. Birgi Ercili, bunlara ek olarak kişilerin denediği veya merak ettiği bazı tedavi yöntemleri şu şekilde sıraladı: 

Bitkisel ürünler; bitkisel ürünlerin şifalı yanları olduğu kadar bilinmeyen zararlı yanları da olabilir. Bu ürünler doğru kullanılmadığında kişinin zehirlenmesine kadar yol açabilir. Hekime danışılmadan özellikle sanal ortamda ilaç niyetine satılan çaylar, bitkiler veya ilaçlar kullanılmamalıdır. 

Hacamat; hacamat tedavisinin erkek infertilitesinde kullanılabileceğine yönelik bilimsel bir çalışma yoktur.

Kök hücre tedavisi; erkek infertilitesinde kök hücrenin başarılı olabileceğine yönelik çalışmalar vardır. Ancak bunlar bilimsel çalışma düzeyindedir ve henüz rutin klinik uygulamaya girmemiştir. Kök hücre tedavisi uygulanan bazı merkezlerde de başarı şansı düşüktür ve maliyeti yüksektir.

TÜTÜN SPERM KALİTESİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR

Erkek infertilitesine sebep olan durumlara göre tedavinin değişkenlik gösterdiğini aktaran Op. Dr. Birgi Ercili, “Ancak tedavi şekli ne olursa olsun genel olarak bazı olumsuz dış etkenlerin ortadan kaldırılması başarı oranını yükseltebilir. Sperm değerlerinde düşüklük varsa dengeli beslenmek, egzersiz yapmak, sigara ve alkolü bırakmak önemlidir. Özellikle sigara kullanımı sperm kalitesini oldukça kötü yönde etkiliyor. Tütün ürünlerinin kullanımını sonlandırmak veya olabildiğince azaltmak gerekir. İdeal kiloda kalınması ve sporun hayatın bir parçası haline getirilmesi fiziksel ve ruhsal sağlık açısından önem arz eder” bilgilerini paylaştı.

Ruhsal açıdan iyi hissetmek ve tedaviden başarılı bir şekilde sonuç elde edeceğini bilmek iyileşme sürecinde oldukça önemlidir” diyen Op. Dr. Birgi Ercili, sözlerine şöyle devam etti: “Bunun dışında anti-oksidan ilaçlarla sperm değerleri artırılabilir. Eğer varikosel dediğimiz durum varsa bu ameliyatla düzeltilebilir. Hormonal bozukluklar bazı hormon ilaçlarıyla giderilebilir. Azospermi denilen menide sperm hücresi görülmemesi halinde ise Mikro TESE adı verilen yöntemle testisten sperm toplanabilir. Kısırlığın tamamen çözümsüz olduğu fikrine kapılmadan erken dönemde tedaviye başlanmalıdır.” 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx