‘Türkiye’nin IMF gibi bir dış yardıma ihtiyacı olabilir’

Commerzbank, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yatırımcıların güvenini kazanmak ve bu krizle mücadele etmek için dış yardıma ihtiyaç duyabilir” açıklaması yaptı. Commerzbank gelişmekte olan piyasalar analisti Tatha Ghose şu yorumu paylaştı:

ENFLASYON ARTACAK

“Yeni lira krizi kapıda. Para politikasında Türkiye’nin atacağı adımları öngörmek imkansız olsa da faizi yüzde 13 seviyesine çekmeleri büyük olasılık. Bu da önümüzdeki 9 ayda enflasyonda ciddi bir artışı beraberinde getirecektir. Bu noktadan sonra artık faiz artışı da yatırımcıları sakinleştirmeye yetmez. TL’nin istikrarı yolunda, IMF’ye gidilmesi gibi bir yönetim tarzı değişikliği kredibiliteyi tekrar inşa edebilir.”

BlueBay Asset Management analisti Timothy Ash ise Türkiye ekonomisi ile ilgili Financial Times’ta (FT) yayınlanan analizinde brüt rezervlerdeki erimenin net rezervleri negatif bölgeye daha da fazla itmesinin sistemsel bir krize yol açabileceği uyarısı yaptı. Ash, Türkiye’nin önümüzdeki bir yıl için 250 milyar dolarlık brüt dış finansman ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Merkez Bankası’nın seçenekleri sınırlı

BlueBay Asset Management analisti Timothy Ash, FT’de yer alan analizinde MB’nin seçeneklerinin sınırlı olduğunu belirterek, “MB faizleri yüksek tutacak ya da sermaye kontrolleri ve/veya IMF’den borçlanma gerçekleştirilecek. Erdoğan IMF’ye karşı ama o söz konusu olduğunda asla asla denmeyeceğini öğrendik. Sermaye kontrolünü ise AKP iş dünyası odaklı bir parti olduğu için beklemiyoruz” dedi.

‘Düşük gelirli ülkeler için toparlanma belirsiz’
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Covid-19 pandemisi kaynaklı ekonomik durgunluktan toparlanmanın belirsizliğini koruduğunu ve bu belirsizliğin özellikle düşük gelirli ülkelerde daha etkili olduğunu vurguladı. Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) düzenlediği online etkinlikte konuşan Georgieva, toparlanma yolunun inişli-çıkışlı olduğunun altını çizerek, gelişmekte olan ekonomilerden bazılarının ve düşük gelirli ülkelerin neredeyse tamamının, büyüme riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti. “Daha fazla çaba göstermenin zamanıdır. Böylece ticaret uzun zamandır olduğu gibi yeniden fırsatların ve büyümenin motoru olabilir” diyen Georgieva, küresel ticaret hacminin bu yıl yüzde 8.5, gelecek yıl ise yüzde 6.5 artabileceğini belirtti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir