Koronavirüs salgınıyla mücadele örneği: Çin mucizesi değil sıkı tedbir

Koronavirüs salgınıyla mücadele örneği: Çin mucizesi değil sıkı tedbir
Koronavirüs salgınıyla mücadele örneği: Çin mucizesi değil sıkı tedbir

Covid-19 vakasının ilk görüldüğü Çin’de bugün hayat normale dönmüş durumda. Sıkı önlemler, devletin kamu kaynaklarını sağlığa aktarması şüphesiz çok etkili oldu. Ülkede bilim kurulunun verdiği tavsiyeler harfi harfine uygulandı. Devlet ekonomik ve beşeri gücünü sistemli bir şekilde devreye soktu, hayatı kısa sürede normale çevirdi.

Koronavirüs salgınıyla mücadele örneği: Çin mucizesi değil sıkı tedbir

Özde ÇELİKBİLEK

Çin’in Hubei eyaletine bağlı Wuhan kentindeki canlı hayvan pazarında ortaya çıktığı düşünülen Covid-19, ilk görüldüğünde 2019 yılının son aylarıydı.

Bu “gizemli virüs” önce tüm dünyadan gizlendiği gerekçesiyle Çin’in uluslararası kamuoyunda hedef tahtasına yerleştirilmesine neden oldu ancak birkaç ay içinde salgının büyümesiyle birlikte Çin, ülkede sıkı karantina önlemleri alarak virüsün yayılmasını engellemeyi başardı.

BÜROKRASİYE TAKILAN ‘GİZEMLİ’ VİRÜS

Çin Halk Cumhuriyeti’nin anayasasına göre eyalet, ilçe ve belde olarak üç bölüme ayrılan bir yönetim sistemine sahip. Çin’de 23 eyalet, 5 özerk bölge, merkeze bağlı 4 şehir ve 2 özel idari bölge olmak üzere eyalet düzeyinde 34 idari bölge var. Çin’de eyaletler, Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetimindeki merkezi hükümete bağlı. Ancak eyaletler ekonomi, sağlık, eğitim gibi alanlarda kendi kararlarını alma yetkisine sahip olmakla birlikte aldıkları kararları merkeze bildirmeleri isteniyor. Fakat bürokrasinin çok yoğun bir şekilde işletildiği ülkede kaçınılmaz olarak yerel yönetimlerdeki “bürokrasi” içindeki yozlaşmanın sancılarının küresel olarak hissedildiği en büyük örnek koronavirüs salgını olabilir.

Çin’de yaygın olarak kullanılan anlık mesajlaşma ağı WeChat’te 30 Aralık günü Dr. Li Wenliag, meslektaşlarına salgınla ilgili uyarı yapmış ve hastalığın bulaşmaması için koruyucu giysi giymelerini önermişti. Fakat belirtileri zatürreye çok benzeyen bu hastalık henüz koronavirüsün tamamen yeni bir tür olduğunun keşfedilmediği günlere denk geliyordu. Vakalar artmaya devam ettikçe birbirlerini uyaran doktorlar, yerel yönetime bağlı güvenlik güçleri tarafından tehdit edildi ve susturuldu. Dr. Li Wenliang, Wuhan bölgesinde koronavirüs salgını ile ilgili ilk uyarıları yapan kişiydi ve çalıştığı hastanede kendisi de virüsü kaparak yaşamını yitirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 7 Ocak 2020’de, Corona ailesine mensup yeni bir virüsün bu hastalıklara yol açtığını açıkladı. 11 Ocak’ta ilk defa koronavirüse bağlı ölüm gerçekleşti.
Tüm bunlar üzerine Çin, ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu fark etti, Wuhan’da sıkı karantina uygulamalarını hayata geçirdi. 25 Ocak’taki Çin Yeni Yılı kutlamalarından iki gün önce, 23 Ocak günü Wuhan tamamen kapatıldı. Şehirde yaşayan 11 milyon kişi sıkı karantina önlemleri altına alındı, maske kullanımı ve sosyal mesafe zorunlu hale geldi.

SORUMSUZ YÖNETİCİLER GÖREVDEN ALINDI

Ülke çapında sıkı bir şekilde karantina uygulamaları başlatıldığı dönemde bloglar ve sosyal medya hesaplarında Wuhan’da yerel yönetim yetkililerinin, aralık ayında doktorlara, yerel bir yasama biriminin yıllık toplantısına gölge düşürmemek için, yayılan virüs hakkında dışarıya ve merkeze bilgi vermedikleri iddiası yayılmaya başladı. Yerel yöneticiler eleştirilerin hedefi haline geldi. Tüm bunlar üzerine Komünist Parti ve Devlet Başkanı Xi Jinping denetim seviyesinin artırılması ve sorumluların cezalandırılması istemiyle soruşturma başlattı.

13 Şubat 2020’de Hubei Eyaleti ve Wuhan’daki üst düzey liderler, merkezi yönetim tarafından görevden alındı, yerel hükümette düzenlemeler yapıldı.

SALGINLA MÜCADELE HALK YALNIZ DEĞİL

Salgın yayılmaya arttıkça Wuhan’daki hastanelerinin kapasitelerinin aşması üzerine hükümet, rekor sürede inşa edilebilen bin yatak kapasiteli Huoshenshan Hastanesi’ni açtı. Toplam on gün içerisinde tamamlanan ve inşaatı devlet televizyonundan canlı yayımlanan hastanede 30 yoğun bakım ünitesi bulunuyor. 60 bin metrekare büyüklüğündeki hastanenin yaklaşık yarısı izolasyon ünitesinden oluşuyor. Odalarla koridoru birbirine bağlayan çift taraflı kabinler, sağlık ekiplerinin odaya girmeden ilaç, maske gibi malzemeleri iletmesini sağlayan bir sistemle hizmet vermeye başladı. Tüm bunlarla birlikte ülkede sıkı karantina uygulamaları devreye sokuldu. İlk başlarda “insan hakları ihlali” olarak nitelendirilen sıkı önlemler, bugün Çin’in normale dönmesinde ne kadar büyük katkılar koyduğunu göstermiş oldu. Wuhan’da başlayan sıkı karantina önlemleri kısa süre içerisinde tüm ülkeye yayıldı, halkı bilgilendirici yayınlar yapılmaya başladı. Ülkenin büyük bir kısmında yaygın test ve karantina uygulaması devreye sokularak, temaslıların takibi ciddi bir titizlikle izlendi. Çin’e ülke dışından girişlerde sıkı önlemlere ve kontrollere bağlı gerçekleşti.

koronavirus-salginiyla-mucadele-ornegi-cin-mucizesi-degil-siki-tedbir-871932-1.
Emre Demir

YURTTAŞLAR DESTEKSİZ KALMADI

TED Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Emre Demir, Çin hükümetinin Hubei eyaletinde yer alan 16 kenti 16 farklı eyalet ile eşleştirerek bu eyaletlerin Hubei’deki yurttaşları desteklemesinin önemli olduğunu vurguladı. Demir, “Onun dışında farklı türde destekleri de uygulamaya koydu. Bu kapsamda örneğin KOBİ’lerin desteklenmesi amacıyla 400 milyar yuanlık (62 milyar ABD doları) bir fon oluşturuldu. Ayrıca Çin Merkez Bankası 400 milyar yuan tutarında karşılıksız krediyi satın aldı. Ayrıca küçük işletmelere 1trilyon yuan (140 milyar) tutarında kredi verilmesi sağlandı. İşletmelere verilen doğrudan desteklere ek olarak merkezi hükümet ayrıca tüketimi artırmak amacıyla tüketicilere de 12,2 milyar yuanlik bir kaynak atardı. Merkezi hükümet ayrıca doğrudan ekonomik müdahalelerle sabit varlık yatırımlarını artırdı. Bunlara ek olarak yerel yönetimler de finansman kapasitelerine göre özellikle işletmeleri ve inşaat sektörünü destekleyici faaliyetlerde bulundu. Bu önlemler salgının tüm olumsuz ekonomik etkilerini ortadan kaldırmaya yetmese de Çin ekonomisi büyük ekonomiler içinde 2020 yılında büyüyen tek ekonomi oldu. 2020’nin ilk çeyreğinde (-yüzde 6,8) 1970’lerin ikinci yarısından bu yana ilk kez küçülen Çin ekonomisi, yılı yüzde 2,3lük büyümeyle tamamladı. Bu yavaşlamaya rağmen Kasım 2020’ye gelindiğinde mutlak yoksulluğu yıl sonuna kadar ortadan kaldırma hedefine de ulaşmayı başardı” dedi.

GÖSTERMELİK DEĞİL GERÇEKTEN KAPANMA

TED Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi öğretim üyesi Dr. Emre Demir, tüm bunlarla birlikte halkın da bu süreçte oldukça titiz davranmasının ve kurallara uymasının önemli olduğunu belirtiyor. Demir, Çin’in krizle mücadelede öne çıkan bir diğer özelliğinin muazzam miktarlardaki beşeri ve maddi kaynağı seferber etmesi olduğunu vurguladı. Demir, “Tam kapanma bizdeki gibi ülkenin neredeyse yarısının işe gittiği, geri kalanlarının da eline market poşeti alıp 10:00-17:00 arasında istediği gibi sokağa çıkabildiği bir uygulama değil. Wuhan ve Hubei halkı tam anlamıyla evlerine “kapatıldı”, örneğin her aileden ancak 1 kişiye 2 günde bir dışarı çıkıp market alışverişi yapma hakkı verildi, üretim neredeyse tamamıyla durduruldu. Tabii bu tür bir kapanma ve henüz tedavisi tam olarak bilinmeyen hastalığı binlerce kişinin aynı anda kapması çok büyük miktarlarda gıda, sağlık malzemesi, yatak vs. ihtiyacı doğurdu. Bunun için de merkezi hükümet “bir eyalet bir kente yardım ediyor” sloganıyla bir kampanya başlattı. Buna göre Hubei eyaletinde yer alan 16 kent, 16 farklı eyalet tarafından maddi olarak desteklendi. Bu kapsamda Hubei kentlerine sağlık malzemeleri, gıda ürünleri, doktorlar ve diğer sağlık çalışanları, Parti üyeleri gönderildi” dedi.

koronavirus-salginiyla-mucadele-ornegi-cin-mucizesi-degil-siki-tedbir-871933-1.
Çağrı Gökdemir

BİLİM KURULUNUN HER DEDİĞİ YAPILDI

Çin’in Şangay kentindeki Tongji Üniversitesi öğretim görevlisi Çağrı Gökdemir, vakaların ilk görünmeye başladığı günlerde Çin’deydi. Salgın süresinde ve hâlâ orada bulunan Gökdemir’in salgın yönetimine dair en büyük gözlemi şu oluyor: “Ocak ayında kurulan bilim kurulunun bir dediği iki edilmedi, belki de bu sayede salgın hızlı bir şekilde kontrol altına alındı” diyor. Merkezi hükümetin durumun ciddiyetine vardıktan sonra tüm süreci oldukça şeffaf bir şekilde yürüttüğünü ve bilgileri kamuoyundan saklamadığını belirten Gökdemir, toplumsal dayanışmanın ve bilincin yüksek olduğu ülkede halk kurallara uymakta problem yaşamadı” ifadelerini kullandı. Salgın döneminde devlete bağlı kurumlarda yaşayan insanlardan belli bir süre kira alınmadığını vurgulayan Demir, bu sayede insanların maddi kaygıları çok fazla yaşamadığını belirtti.

Çin’in koronavirüs çizelgesi şu şekilde:

30 Aralık 2019: Dr. Li Wenliag, WeChat’te meslektaşlarını salgınla ilgili uyardı.

1 Ocak 2020: Hastalığın başlangıç yeri olarak kabul edilen Hunan Deniz Ürünleri Pazarı kapatıldı.

11 Ocak: Çin’de ilk ölüm gerçekleşti. Deniz ürünleri pazarından alışveriş yapmış 61 yaşındaki birinin hayatını kaybettiği açıklandı.

20 Ocak: Çin’de toplam 278 koronavirüs vakası görüldü. Wuhan’da altı kişi hayatını kaybetti.

22 Ocak: Çin’de hayatını kaybedenlerin sayısı 17, vaka sayısı 550’ye yükseldi.

23 Ocak: Wuhan’dan çıkışlar yasaklandı. Şehir dışına çıkış yasaklandı. 25 Ocak’taki Çin yeni yılı etkinliklerini iptal etti.

24 Ocak: Hubei’de karantina altına alınan şehirlerin sayısı 13’e çıktı. Çin hükümeti 26 kişinin öldüğünü bildirdi.

27 Ocak: Vaka sayısı hızla ülkede 4 bin 500’ü aştı. Hubei eyaletinde vaka sayısı bir önceki güne göre ikiye katlanarak 2714’ü buldu.

1 Şubat: Şubat ayına girildiğinde Çin’de vaka sayısı 12 bine ulaştı. Açıklanan can kaybı 159’du.

10 Şubat: Çin’de hayatını kaybedenlerin sayısı 908’e yükseldi.

15 Şubat: 1500’ü aşkın kişi hayatını kaybetti.

18 Şubat: Çin’de günlük vaka sayısındaki artış ilk defa 2 binin altında kaldı.

22 Şubat: Çin’de vaka sayısında düşüş başladı.

9 Mart: Dünya genelinde vaka sayısı 110 bini aştı. Çin’de görülen yeni vaka sayısı son 24 saatte 40’a düştü.

11 Mart: Dünya Sağlık Örgütü, koronavirüs salgınını pandemi kategorisine aldı.

19 Mart: Wuhan’da yeni vakanın sıfıra indiği ilk gün oldu. Ülke genelinde yeni görülen 34 vakanınsa yurt dışından ülkeye girenler olduğu açıklandı.

25 Mart: Hubei eyaletinde aylar süren sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. İki aydır kapalı olan köprü ve yollar da açıldı.

8 Nisan: Virüsün çıkış noktası kabul edilen Wuhan’da karantina koşulları ve seyahat yasağı uygulaması sona erdi.

Neden BirGün?

Bağımsız bir gazete olarak amacımız, insanlara hakikati ulaştırarak ülkede gerçek bir demokrasi ve özgürlük ortamının yeşermesine katkı sunmak. Bu nedenle abonelikten elde ettiğimiz geliri, daha iyi bir gazeteciliği hayata geçirmek, okurlarımızın daha nitelikli ve güvenilir bir zemin üzerinden bilgiyle buluşmasını sağlamak için kullanıyoruz. Çünkü banka hesabını şişirmek zorunda olduğumuz bir patronumuz yok; iyi ki de yok.

Bundan sonra da yolumuza aynı sorumluluk bilinciyle devam edeceğiz.

Bu yolculukta bize katılmak ve bir gün habersiz kalmamak için
Bugün BirGün’e Abone Ol.

BirGün; seninle güçlü, seninle özgür!

BirGün’e Destek Ol

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*